Anlaşılamayan İnsanlar…

Herkesin hayata bir bakış açısı, duruşu vardır. Onlar herkesten daha farklı düşünür ve öyle yaşarlar. Onları anlamak ise zordur çoğu zaman. Yaptıkları ile bir anda herkesin ilgisini çekebilirler. Peki, bu insanlar kimler?

yavuzcetin

Onlar içimizden herhangi biri değil. Bazıları lider, bazıları müzisyen, bazıları da sokaklarda yaşayan evsiz insanlar. Eğer toplumda kendilerine bir yer edinebilirler ise ne âlâ yok bu olmadı ise işte gerçek yalnızlık bu noktada başlar onlar için. Çünkü çekilmez olan bu hayat onlar için artık yaşanmaz hâle gelmiştir. Peki, sonrası…

 

Sonrası derin bir yalnızlık, depresyon dönemi, belki de sonunda ölüm…

 

Biraz karanlık ama öyle… Aslında çok sevdikleri işi yapan ve bununla da çok mutlu olan bu insanlar hayatın yükü omuzlarına bindiği zaman her şeyden kopabilirler… Aşırı yük dediğimiz hadise geçerli bu durumu en iyi özetleyen. İşte onlardan biri de Yavuz ÇETİN idi. Aslında çok pozitif ve bir o kadar da üretken olan bu insan nasıl oldu da bir anda ruhsal bir çöküşe geçti. Bohem yaşam tarzı dediğimiz ruh hali nasıl oldu da onu buldu ve bu noktaya kadar getirdi. Gerçekten bunu anlayabilmek neredeyse imkânsız. İçinde kopan fırtınaları nasıl bilebiliriz ki? Özellikle erken evliliği ve maddi sıkıntılar onu bunaltınca hayat onun için çekilmez bir hâl aldı. Tabii ki eşinden boşandıktan sonra tamamen koptu dünyadan. Depresif Şizofrenik Paranoya teşhisi konulan Yavuz ÇETİN tedavi için hastaneye yatırılmıştı. Bu arada ikinci albümü için hazırlıklar yapıyordu. Bir an önce kafasındakini gerçekleştirmek istiyordu. Sistem adamı olmayan tamamen paylaşımcı ve insanları bir o kadar da çok seven bu adam, hastaneden çıktıktan sonra boğaz köprüsünden atlayarak intihar etti. Türk insanı onu asla tanıyamadı ve anlayamadı. O da yalnız insanlardan biri idi, sadece kendi dünyasında yaşayan.

 

Olağanüstü bir yeteneğe sahip, bir Jimi Hendrix’ten bile daha iyi (bana göre) sololar atabilen gerçek bir insan Yavuz ÇETİN, bu gün hayatta olsa idi ne olurdu, çok merak ediyorum doğrusu. Bazen bir Joe Satriani, bazen bir Eric Clapton gibi gitarına sihirli dokunuşlar yapabilen Yavuz ÇETİN’e gerçekten de çok yazık oldu. Şimdi aynı yaşta olacaktık onunla. Kim bilir belki de muhteşem konserlerine gidiyor ya da televizyon programlarını izliyor olacaktık. Radyo’da bir Yavuz ÇETİN şarkısı ve onun muhteşem soloları olacaktı. Ve daha neler neler… Böyle insanlar ile devrim yaparsınız işte. Sıradan olmayan, sadece insanı düşünen ayrımcı olmayan, naif bir insan…

 

Şimdiki insanlara ile ancak bir durak kadar dayanabilirsiniz. Cahil, hayatta paradan başka şeyi tanımayan, asla sorgulamayan ve bildiğinin dışında hiç bir şeyi doğru olarak kabul etmeyen insanlar…

 

İşte böyle bir insandı Yavuz ÇETİN onu tabii ki daha çok birlikte zaman geçiren dostları, grup arkadaşları daha iyi bilir ama benim görebildiğim Yavuz böyle idi. Onu bu hâle getiren sistem ve insanları kendi vicdanları ile baş başa bırakıyorum…

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir